Visitors

http://www.geovisites.com/pt/directory/artes_artes-plasticas.php

30 Haziran 2014 Pazartesi

Zaman Aşımı!..

Acıların, yıkımların ve onların sorumlularına verilmesi gereken cezaların zaman aşımı olmaz, olmamalı!..

2 Temmuz Sivas Katliamı...

2 Temmuz Sivas katliamını, yobazları, yakılanları unutma, unutturma!..
The Sivas massacre (Turkish: Sivas Katliamı, Madımak Katliamı) refers to the events of July 2, 1993 which resulted in the deaths of 37 people, mostly Alevi intellectuals, and two hotel employees. Two people from the mob also died. The victims, who had gathered for a cultural festival in Sivas, Turkey, were killed when a mob of radical Islamists set fire to the hotel where the group had assembled.
The attack took place not long after traditional Friday prayers, when the mob broke through police barricades to surround the Otel Madımak, where artists, writers and musicians had gathered to celebrate 16th century Alevi poet Pir Sultan Abdal. Reportedly angered by the presence of Aziz Nesin, a writer who had translated and published extracts from Salman Rushdie's The Satanic Verses, the enraged fundamentalists surrounded the hotel, shouting "Death to the infidel!" and threatening the assembled artists with lynching. The hotel was set alight, and the fire claimed 35 lives, including those of musicians, poets, tourists and hotel staff, while assembled police did nothing to intervene. Aziz Nesin was able to escape only because attackers initially failed to recognize him. According to reports, when rescuers eventually realized his identity, he was beaten by firemen while a city councilman, Cafer Erçakmak, from the Welfare Party shouted, "This is the devil we should have really killed".

Ne Yapmalı?..

Belki de yaratıcılığımızı yeniden ortaya çıkarmanın zamanı çoktan gelmiştir de geçiyordur bile! Denemeye değer...

27 Haziran 2014 Cuma

Şişecam Grevi Bakanlar Kurulu Kararıyla 60 Gün Ertelendi...

Resmi Gazete'de bugün yayınlanan 2014/6524 sayılı Bakanlar Kurulu kararında, "Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları Anonim Şirketine bağlı işyerlerinde Kristal-İş Sendikası tarafından uygulanmakta olan grevin, genel sağlığı ve millî güvenliği bozucu nitelikte görüldüğünden 60 gün süreyle ertelenmesi; 18/10/2012 tarihli ve 6356 sayılı Kanunun 63 üncü maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 25/6/2014 tarihinde kararlaştırılmıştır" ifadelerine yer verildi. Kristal İş Sendikası'nın kararıyla 20 Haziran tarihinden bu yana, 10 fabrikada 5 bin 800 işçi grevde buluyordu. Kristal-İş sendikası Şişecam'dan yüzde 23.12 ücret artışı istiyor. Şişecam ise enflasyon oranının üzerinde yüzde 11.79 zam yapabileceğini belirtiyor. Aradaki fark yüzde 11.33.

26 Haziran 2014 Perşembe

5800 Şişecam işçisi 6 gündür grevde...

Keyifle çay içtiğimiz ince belli bardakları da üreten 5800 Şişecam işçisi 6 gündür grevde. Kristal-İş Sendikası Genel Başkanı Bilal Çetintaş, Şişecam işçilerinin greve çıkmasına ilişkin, "Mevcut saat ücretimiz ortalama 9 lira 24 kuruştur. Greve çıkarken istediğimiz zam 1 lira 85 kuruştu ama işverenin de verdiği 0,93 kuruş. Konuşulacak bir konu olmadığı için masadan ayrıldık. İşveren, bizim 1 lira 85 kuruş talebimizi kabul edene kadar da grevimiz devam edecek" dedi.
Yani bir bardak çay parası kadar bile zammı haketmiyor mu bu işçilerimiz?!..

Magnet Baskı Karikatürler...

Magnet baskı sayesinde buzdolabımın üzerinde karikatürlerimden ve bana iletilen bazı karikatürlerden oluşan bu küçük karikatür sergisi tadında süsler iyi bir fikir oldu. Her dolabı açtığımda karikatürlerle karşılaşmak gerçekten de çok keyifli, sayıyı çoğaltmakta yarar var... :))

Köy Enstitüleri'nin kurucusu, kuramcısı ve uygulayıcısı İsmail Hakkı Tonguç ölümünün 54.yılında, 28 Haziran 2014 Cumartesi günü Ankara'da anılacak...


25 Haziran 2014 Çarşamba

Ramazan Ayı Yaklaşırken...

11 ayın sultanı Ramazan ayı yaklaşıyor. Eskiden annelerimiz, ninelerimiz mahalledeki komşularımızla birlik olup bahçesi müsait olan bir büyüğümüzün evinde toplanır Ramazan için yufkalar açıp, pişirirlerdi. Mis kokular yayan o ocağın etrafında acıkıp dört dönen çocuklara birer peynirli, tereyağlı gözleme yapıp ellerine tutuştururlardı. Durumu olmayanlara da herkes elindekinden katkıda bulunur, oruç tutarken mağdur olmaması için mutfağındakileri paylaşırlardı. İftar davetleri verilir, sahurda yemeleri için açılan böreklerden birer tabak yaşlı komşulara da iletilirdi yanında üzüm hoşafıyla birlikte. Sofrada ne varsa onlar paylaşılır, kimse yoksulluğundan, yokluğundan ve fakir sofrasından utanmazdı. Günümüzde pırıltılı sofraların, eğlencelerin, dibine vurmuşlukların paylaşıldığı sosyal medya kadar göstermelik değildi ilişkiler. Ramazan ayını bu nedenle önemsiyorum. Geçmişte ruhuma kattığı güzellikler, öğrettiği paylaşım duygusu ve ibadetini gerçekten olması gerektiği ölçülerde ve tertemiz yapan büyüklerim hatırına...
(Görsel: Hacer Kaya Uludağ)

Şair Ceketli Çocuk, Kazım...


22 Haziran 2014 Pazar

Soma Dayanışması...

Bazı acılar vardır ki, derin izler bırakır. Yıkımlarda, felaketlerde acılardan en çok etkilenenler hiç şüphesiz ki çocuklardır. Çocukların o yıkımlarda yaşadıkları travmaları atlatabilmesi için desteğe ve ilgiye olan ihtiyaçları yadsınamaz. Bu güzel yaz günlerinde, Soma'da yaşamını yitirmiş madencilerimizin çocuklarına küçük de olsa bir derman olabilmek adına (ve de zamanınız varsa) vereceğiniz küçücük bir destek gerçek dayanışmanın ne demek olduğunu birkez daha gösterecek ve çocuklarımıza umudu aşılayacaktır...

Şişecam işçileri grevde, Sefer Selvi'den...


21 Haziran 2014 Cumartesi

Soma Mitingi...

Türkiye Maden İşçileri Sendikası Ege Bölgesi Şubesi'nden İş cinayetlerine, 
özelleştirmeye, talana, soyguna karşı kamulaştırma mitingi.
22 Haziran 2014 Pazar, Saat: 12.00 - Soma

20 Haziran 2014 Cuma

Çizerken...


Sinop'taki Nükleere Karşı Uluslararası Karikatür Sergisi'nden...


Kediyle Pazarlık...

Dışarıda durup durup sağanak yağmur bırakan, bunaltıcı bir hava...
İçeride nereye koşacağını bilemeyen bir yaramaz kedi...
Yağmurda kitap okumak güzel olur diye okumaya niyetlendiğim anlar...
Ve, kediciğin "Ya ben ya kitapların! Oynamak istiyorum!" diyerek tepeme çıktığı an...
"Tamam" dedim "Pes! Başımın-gözümün üstünde yerin var ama kitaplarıma dokunma!"... ;))

19 Haziran 2014 Perşembe

Şırnak "Ölüm Kuyularında" son 15 günde 5 ölüm...

Şırnak‘ta bulunan, ruhsat uhdesi Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu‘na (TKİ) ait olan ve İl Özel İdaresi tarafından kapatılan kömür ocaklarında kaçak olarak yapılan üretim çalışmaları sonucunda, 04 Haziran 2014 tarihinde 1 işçi, 11 Haziran 2014 tarihinde 3 işçi ve 18 Haziran 2014 tarihinde 1 işçi olmak üzere 15 günde toplam 5 işçi yaşamını yitirdi.
Kaçak çalıştırılıyorlar
TMMOB Maden Mühendisleri Odası bugün yaptığı açıklamada "Söz konusu sahadaki ocaklar, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin yetersizliği nedeniyle 6 ay önce ilgili Bakanlıklar tarafından kapatılmıştır. Ancak köylerin boşaltılması, bölgede yaşanan yoğun işsizlik ve yoksulluk nedeniyle, yöredeki gençler çok düşük ücretler karşılığında ilkel koşullarda yerin metrelerce altında çalışmak zorunda bırakılmaktadır. Kaçak olarak adlandırılan fakat herkesin bilgisi dahilinde olan ölüm kuyularında hiç bir sosyal güvencesi olmayan gençlerimiz bile bile ölüme gönderilmektedir. 3213 sayılı Maden Kanunu‘nun 10 nci maddesi gereğince ruhsatı olmadan veya başkasına ait ruhsat alanı içerisinde üretim yapıldığının tespiti halinde faaliyetlerin durdurulması, üretilen madene mülki idare tarafından el konulması ve idari para cezası öngörülmektedir. Yine aynı Kanunun 10 uncu maddesi gereğince faaliyeti durdurulan sahalarda üretim faaliyetinde bulunulması, haksız yere hak iktisabı olarak değerlendirilmektedir. Bu fiiller aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında da suç sayılmaktadır" dedi. Açıklamada kapatılan kömür ocakları ve can kayıpları için şu vurgu yapıldı; "Maden Kanunu hükümlerini yürütmek ile yükümlü bulunan Bakanlar Kurulu‘nun, Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı‘nın, Maden İşleri Genel Müdürlüğü‘nün aynı zamanda, mülki idare birimlerinin, kapatılmış olan bu ocaklarda kaçak kömür üretimine bir an evvel engel olmaları ve ruhsat sahasında gerekli önlemlerin alınmasını sağlayarak, can kayıplarının önüne geçmeleri gerekmektedir". MMO hükümeti uyararak şöyle devam etti: "Aksi takdirde kanuni görevlerini yerine getirmeyen, yetkililerin cezai sorumlulukları doğacaktır.Sürekli olarak söyledik ve bir kez daha yetkilileri görevlerini ve sorumluluklarını yerine getirmeye çağırıyor ve yeter artık ölümleri durdurun diyoruz."
http://birgun.net/haber/sirnak-olum-kuyularinda-son-15-gunde-5-olum-15819.html

Stop Doodling By Jitet Koestana - Indonesia


Sinop Dr. Rıza Nur İl Halk Kütüphanesi 12. Ulusal Karikatür Yarışması

SİNOP VALİLİĞİ
İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ
SİNOP DR.RIZA NUR İL HALK KÜTÜPHANESİ MÜDÜRLÜĞÜ
12. ULUSAL KARİKATÜR YARIŞMASI

KONU : “BİR KİTAP, BİN UMUT”
1- Yarışmaya amatör ve profesyonel bütün karikatüristler katılabilir.
2- Yarışma 18 yaş ve üzeri yetişkinler, 18 yaş altı genç çizerler olmak üzere 2 kategoride yapılacaktır.
3- Karikatürler A4 (21x 29,7) ebadından küçük, A3 (29,7 x 42) ebadından büyük olmamalıdır.
4- Her katılımcı en fazla üç eserle yarışmaya katılabilir. (Üçten fazla gönderilen çalışmalar değerlendirmeye alınmayacaktır.)
5- Yarışmaya gönderilen karikatürler daha önce yayımlanmış olabilir ancak herhangi bir yarışmada ödül almamış olmalıdır.
6- Bilgisayarda üretilmiş çalışmalar “ıslak imzalı” olmak koşuluyla kabul edilecektir.
7- Karikatürler en geç 10 Eylül 2014 Çarşamba günü mesai saati bitimine kadar; “SİNOP DR. RIZA NUR İL HALK KÜTÜPHANESİ, 12. ULUSAL KARİKATÜR YARIŞMASI, 57000-SİNOP, (Telefon: 0-368-261 15 35/260 51 82) adresine ulaştırılmış olmalıdır. (Postadaki gecikmeler dikkate alınmayacaktır.)
8- Ödül töreni ve sergi açılışı Sinop’ta yapılacaktır. Her iki kategoride yalnızca “Büyük Ödül”ü kazanan karikatüristlerin yol ve konaklama masrafları karşılanacaktır. Diğer ödül kazanan çizerlerin ödülleri adreslerine gönderilecektir.
9- Yarışmaya katılacak karikatürler iade edilmeyecek, çeşitli yayın ve etkinliklerde değerlendirilecektir. Katılımcı, herhangi bir telif hakkı veya ücret talep etmeyecektir.
10- Yarışmaya gönderilen karikatürlerin arkasına her katılımcı adını, soyadını, adres ve telefonunu yazmalıdır.18 yaş altı katılımcılar ise ayrıca doğum tarihlerini de belirteceklerdir.
11- Yarışmaya katılan karikatüristler tüm koşulları kabul etmiş sayılırlar. 18 yaşından küçük katılımcıların kazandığı para ödülü veli/vasilerine verilir.
12- Yarışma Sinop Valiliği, bazı kurum ve meslekî kuruluşların maddî katkılarıyla gerçekleştirilecektir.

ÖDÜLLER :
YETİŞKİNLER: BÜYÜK ÖDÜL. 1000 TL., 3 KİŞİYE BAŞARI ÖDÜLÜ ; SİNOP’A ÖZGÜ KOTRA
18 YAŞ ALTI : BÜYÜK ÖDÜL. 500 TL., 3 KİŞİYE BAŞARI ÖDÜLÜ ; SİNOP’A ÖZGÜ KOTRA

SEÇİCİ KURUL : Hikmet TOSUN - İl Kültür ve Turizm Müdürü
Selçuk YÜKSEL - Kütüphane Müdürü
Aşkın AYRANCIOĞLU - Karikatürist
E. Yaşar BABALIK - Karikatürist
İsmail KAR - Karikatürist
Saadet Demir YALÇIN -Karikatürist
Seyit SAATÇI - Karikatürist
Murat ÖZGEN - Sinop Bilim ve Sanat Merkezi Sanat E. Bölüm Başkanı
YARIŞMA TAKVİMİ
Son Katılım Tarihi: 10 Eylül 2014
Değerlendirme Tarihi: 13 Eylül 2014
Sonuç Bildirimi : 15 Eylül 2014
Sergi Açılışı ve Ödül Töreni : (Kütüphane Müdürlüğünce ilan edilecektir.) 


14 Haziran 2014 Cumartesi

Sefer Selvi'den...


By Marian Kamensky...


15-16 Haziran İşçi Direnişi Üzerine...

Kocaeli ve İstanbul'da ayaklanan işçilerin hak, ekmek ve adalet için sokağa dökülüşünün üzerinden 44 yıl geçti...
15-16 Haziran, farklı konfederasyonlara bağlı sendikalarda örgütlü, çeşitli iş kollarında çalışan ve farklı illerdeki işçilerin, ücret dışı haklar için ortaklaşa ilk eylemi olması açısından, Türkiye işçi sınıfı ve sendikacılık hareketi içinde özel bir yere sahip... 1970 yılının 15-16 Haziran günleri Kocaeli'de, Türkiye işçi sınıfı tarihinde o güne kadar örneği ve benzeri görülmemiş bir eylem süreci yaşandı. 1968-1970 döneminde gelişen olaylar, tek tek işyerleriyle sınırlı kalmışken ilk kez 15-16 Haziran'da çeşitli iş kolları ve illerdeki 100 bin dolayında işçi, işyeri sorunlarını aşarak ortak bir eylem gerçekleştirdi.
SYKP Kocaeli İl Örgütü, yaptığı yazılı açıklamada: "15-16 Haziran 1970'de 'sendikasızlaştırmaya' karşı başlayan ve 2 gün süren büyük işçi eyleminin yıldönümünde alanlardayız. Her gün bir iş cinayetinin gerçekleştiği, Soma'da 301 işçinin hayatını kaybettiği, yeni torba yasa ile taşeronlaşmanın yaygınlaşacağı, her gün bir fabrikada işçilerin direnişe başladığı, özelleştirmeye karşı Yatağan işçilerinin direnişe geçtiği bu dönemde 15-16 Haziran İşçi Direnişi'ni anlamak, daha büyük bir önem kazanıyor. İşçi sınıfının direndiğinde nasıl kazandığını, örgütlenmenin önemini bir kere daha hatırlatmak için 15-16 Haziran İşçi Direnişi için sokaklardayız. 14 Haziran Cumartesi günü 20.00 - 22.00 saatleri arasında İzmit Cumhuriyet Parkı'nda belgesel gösterimimiz olacak. 15 Haziran Pazar günü ise 15.00 - 17.00 saatleri arasında İzmit Belediye İş Hanı önünde fotoğraf sergimiz olacak. Tüm emekçileri bekliyoruz" ifadeleri ile işçileri yapacakları etkinliğe davet etti.

13 Haziran 2014 Cuma

Nükleere Hayır!..

Sinop'ta açılacak olan "Nükleere Hayır" Karikatür Sergisi için hazırlamış olduğum çalışma...

Soma'da karne günü...

Soma'daki maden faciasında yaşamını yitiren madencilerin çocukları bir aydır babasız... Ve onlar bugün aldıkları karnelerini, başarı ve takdir belgelerini babalarının mezarına götürdüler, buruk da olsa karne sevinci yaşayamadan ve gelecekte başarılı birer insan olacaklarını babalarının asla göremeyeceğini bilmenin derin sızısıyla... İyi tatiller sevgili çocuklar ve hepinize helal olsun bunca direngenlik gösterebildiğiniz için, kalbimiz sizinle...

Brezilya'da dünya kupasını protesto için halk tarafından başlatılan, Sao Paulo'daki ayaklanma ve gösterilerden kareler!..


Ve haftalık soL... Cumartesi meydanlarda...

soL gazetesi mali imkansızlıklar sebebiyle 4 Haziran'da günlük yayınına son vermiş ve haftalık olarak yoluna devam edeceğini duyurmuştu. Ve işte haftalık soL'un ilk sayısı, Cumartesi meydanlarda, 2. haftadan itibaren bayilerde de olacak...


12 Haziran 2014 Perşembe

Brezilya'da başlayan 2014 FIFA Dünya Kupası ve Öldürülen Sokak Çocukları Üzerine...


Brezilya - Hırvatistan maçı ile 2014 FIFA Dünya Kupası başladı... 
Dünya Kupası için, ülkede alınan "önlemlerden" bir tanesi de, "imaj bozan" sokak çocuklarının ortadan kaybedilmesiydi (katledilmesiydi) hatırlarsanız. Ve açılış maçında üç çocuğun elinden uçurulan, sözde dünya barışına katkı amacı güdülen barış güvercinleri bu kıyımla büyük bir tezat oluşturdu...
Özellikle sosyal medyada olağanüstü ilgi gören “The Price of the World Cup” adlı dökümanter filmin yaratıcısı Danimarkalı gazeteci Mikkel Keldorf, “Sokak çocuklarının Breziya'da öldürüldüğü tartışmasız bir vakıadır” dedi. Dünya Kupası maçlarının olduğu kentlerde sokak çocukları olarak adlandırılan insanların esrarengiz bir şekilde ortadan yok olduğunu söylüyor deneyimli gazeteci. “Bu haydutluğun tek bir nedeni var” diyor, o da, “Sokak çocuklarının dünya kupası imajına uymaması! Bundan dolayıdır ki, çocuklar gece yatarken kurşunlandı ve turistik bölgelerden kaçırıldı... " BM temsilcisi Manoel Torquato'nun Cenevre'de kamuoyu ile paylaştığı Fortaleza'daki sokak çocuklarının yok olmalarına ilişkin raporun tamamen gerçeği yansıttığını dile getiren M. Keldorf, kendisinin bölgede bizzat gerçekleştirdiği röportajlarla da bu bilgilerin tasdik edildiğinin altını özellikle çizerek, “benim kaynaklarıma güvenim tamdır” ifadesine yer veriyor.

Ahmet Erkanlı anısına...

26 Mart 2014 tarihinde yaşama veda eden karikatürist Ahmet Erkanlı anısına, arşivimden bir paylaşım...
(Karikatürk Aralık - 1997)

Karikatürk Temmuz - 1999...

Karikatürk Temmuz - 1999...
Bugün aramızda olmayan değerli usta çizerlerimizin de yer aldığı bülten sayfası, hoş bir anı... :))

Arşivimden...

Arşivimden... Şalom Uluslararası Karikatür Sergisi Albümü - 1997
From My Archive... Şalom International Exhibition Of Cartoon Catalog - 1997 / Cartoon By: Wim Hoogerdijk - Netherlands

Bugün 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü...





Haydi herşeyle ettiğimiz gibi bununla da "mücadele" edelim ve günün hakkını verelim!...

Geçmişten Bir Nuri Kurtcebe Söyleşisi...


Abdullah Turhan ustadan...

Değerli çizgi roman ustamız Abdullah Turhan'ın "Bir Zamanlar Trabzonum" ve "Tolga'nın İlk Macerası Fırtına Adam" albümünü Abdullah Turhan'dan imzalı olarak bana ulaştırma nezaketini gösteren sevgili TC Mehmet Kaan Sevinç ve sevgili eşi Gülhan Sevinç'e en içten teşekkürlerimle...

Sefer Selvi'den...


Once again, spring flowers ...


BirGün'lük Festival...

BirGün'lük Festival 22 Haziran Pazar Lifepark/ Sarıyer #biraradayız@BirGun_Gazetesi

Which peace?..


10 Haziran 2014 Salı

Bir kahvenin köpüğünde hayat bulmak...

Amerikalı sanatçı Micheal Breach'in kahve köpüğüne çizdiği Berkin Elvan portresi...

3 Haziran 2014 Salı

Bazı iktidarlar...


Soma Maden Faciası İle İlgili Yeni Suç Duyurusu

“Taksirle Değil, Olası Kasıtla Öldürme”
Halkevleri Hukuk Dairesi, Soma’da yüzlerce maden işçisinin yaşamını yitirdiği katliama yol açan kusurların çalışanlar tarafından günler önce ve defalarca işveren yetkililerine bildirildiğine dikkat çekerek, sorumluluğu bulunanların “taksirle” değil “kasten” öldürmek suçundan yargılanması gerektiğini belirtip yeni bir suç duyurusunda bulundu.
Soruşturmayı yürüten savcılar arasında yer alan Akhisar Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahiner, “Şüphelilerin üzerine atılı bulunan suç bu aşamada, Türk Ceza Kanunu’nun 85/2 maddesinde düzenlenen taksirle birden fazla kimsenin ölüm ve yaralanmasına yönelik eylem olarak vasıflandırılmıştır” demiş, bu da tepki çekmişti.
Av. Bengül Berber, Av. Kazım Erkut Güzel ve Av. Aziz Aytaç tarafından Soma Cumhuriyet Başsavcılığı’na verilen ek dava dilekçesinde, madende yaşamını yitiren teknisyen Ergün Sidal’in katliam öncesi uyarılarına ilişkin diğer işçiler tarafından yapılan aktarım ve ifadelere yer verilirken, Yargıtay’ın 2009’da 19 madencinin öldüğü Bursa Mustafakemalpaşa’daki maden kazasında iş güvenliği açısından gerekli önlemleri almayan yetkililerin “olası kasıtla öldürme” suçundan yargılanmaları gerektiğine ilişkin 14 Kasım 2013 tarihli ilamı da emsal olarak gösterildi.
Soma’da yeni suç duyurusu: “Taksirle değil, olası kasıtla öldürme”
Bugün (3 Haziran) yapılan suç duyurusunda asıl işveren olduğu için Türkiye Kömür İşletmeleri yetkilileri, gerekli denetimi yapmadığı için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkilileri ve müfettişleri, madeni TKİ’nin taşeronu olarak işleten Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, Soma Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Alp Gürkan ve diğer şirket yetkilileri ile Soma Belediye Başkanı Hasan Ergene’nin yargılanması isteniyor.

Benim Oğlan Fotoğraflarda Büyüyor...

İçimde acısı var yemişi koparılmış bir dalın, 
Gitmez gözümden hayali Haliç'e inen yolun, 
İki gözlü bir bıçaktır yüreğime saplanmış 
Evlat hasretiyle hasreti İstanbul'un. 

Ayrılık dayanılır gibi değil mi? 
Bize pek mi müthiş geliyor kendi kaderimiz? 
Elaleme haset mi ediyoruz? 
Elalemin babası İstanbul'da hapiste, 
Elalemin oğlunu asmak istiyorlar 
Yol ortasında 
Güpegündüz. 
Bense burda rüzgâr gibi 
Bir halk türküsü gibi hürüm, 
Sen ordasın yavrum, 
Ama asılamıyacak kadar küçüksün henüz. 
Elalemin oğlu katil olmasın, 
Elalemin babası ölmesin, 
Eve ekmekle uçurtma getirsin diye, 
Orda onlar aldı göze ipi. 

İnsanlar, 
İyi insanlar, 
Seslenin dünyanın dört köşesinden 
Dur deyin, 
Cellat geçirmesin ipi...

Nazım Hikmet Ran

Nazım Hikmet Memleket... Turkish poet and writer Nazım Hikmet Ran (15 Ocak 1902 – 3 Haziran 1963)